Kültür aktarımında en önemli araçlardan biri olan eğitim, toplumların kalkınmasında ve varlıklarını devam ettirebilmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Dolayısıyla eğitim kurumlarının da bir ülkenin kalkınması ve ilerlemesinde, kültür ve medeniyetin nesilden nesile aktarılarak sürekliliğinde ve dahi insanları sürekli değişen hayata hazırlamada önemli bir rolü olduğunu söylemek mümkündür.
Eğitim kurumu, okul, eski adıyla “Mekteb”: ‘yazı yazılacak yer’ anlamına gelmektedir (Develioğlu, 2008). Osmanlı Devleti’nde bir eğitim müessesesi olarak ilk sıbyan mektebi Fatih tarafından Dârüttalim adıyla Fatih külliyesi içerisinde kurulmuştur. Daha sonra mekteb-i sıbyan, dar’üs-sıbyan, muallimhane, mektebhane, dârü’l-ilim, dârü’t-tâlim gibi çeşitli isimler de verilmiştir.[1] Genelde sıbyan mektebi veya mahalle mektebi denilen bu okullara kızlar da devam edebilmekteydi.
Eğitimde modernleşme sürecinde Tanzimât ve sonrası dönem birçok yeni okulun açılması bunların İstanbul ve taşrada başarıyla yaygınlaştırılması ve en önemlisi de kızların eğitimine el atarak onlar için de rüşdiyelerin açılması bakımından önemlidir. 1859 yılında kızlar için ilk rüşdiye İstanbul Sultanahmet’te açılan Cevri Kalfa İnas Rüşdiyesi olmuştur. Ancak ilk dönemlerde kızların okutulmasına alışık olunmadığından çok fazla ilgi gösterilmeyen kız rüşdiyeleri her geçen gün öğrenci sayısını artırmıştır. Kız rüşdiyelerinin ders programı da erkek rüşdiyelerinki ile ufak tefek farklılıklar arz etmiştir. Biçki, nakış, dikiş, ev idaresi bu farklılıklardandır. Kız rüşdiyelerine öğretmen yetiştirmek amacıyla da 1870 yılında Darülmuallimat açılmıştır.[2]
Osmanlı Devleti’nde XIX. yenileşme hareketiyle birlikte ülke genelinde sanayi bakımından da atılımlar yaşanmıştı. Bu dönemde sanayi mektepleri kurulması düşüncesi ortaya çıkmış ve önce erkek sanayi mektebi kurulmuş ardından da kız sanayi mektepleri kurulmaya başlanmıştır.
İlk olarak İstanbul’da biri gündüzlü biri yatılı olarak iki kız sanayi mektebi kurulmuştur. 1869’da Yedikule’de açılan Kız Sanayi Mektebi, Yedikule’de bulunan Baruthanenin tamir edilmesiyle oluşturulmuştur. 50 öğrenci kaydedilerek eğitime başlamıştır[3]. Sonradan Aksaray ve Cağaloğlu’nda da kız sanayi mektepleri açılmıştır. Kız sanayi mekteplerinde verilen eğitim-öğretim faaliyetleri İstanbul halkının takdirini kazanmış, bundan Üsküdar’da yaşayanlar da faydalanmak istediğinden 1890 yılında burada da bir kız sanayi mektebi açılması kararlaştırılmıştır. Bir Kız Sanayi Mektebi’nin de Süleymaniye civarında Kayserili Ahmed Paşa arsasında, Darülmuallimât ile birlikte kurulması hükümet tarafından kararlaştırılmıştır[4].
Dönemin Tuna Valisi Mithat Paşa zamanında, 1878 yılında Üsküdar Kız Sanayi Mektebi adıyla üç sınıflı bir okul açılmıştır. 1881 yılında, Suphi Paşa tarafından Üsküdar Kız Mektebi ismiyle anılmaya başlanmış okul bugün “Üsküdar Mithatpaşa Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi” adıyla yaşamaktadır.
Üsküdar Kız Sanayi Mektebi, Kurtuluş savaşında askerlerimizin giydiği kıyafetlerin bir kısmını atölyelerinde dikerek katkıda bulunmuştur. Okulun öğretim süresi 1922’de dört yıla,1928’de ise 5 yıla çıkarılmıştır. Kurum daha sonra Sanat Enstitülerinin kurucusu Mithat Paşa´nın anısını yaşatmak amacıyla 03.05.1943 yılında “Mithatpaşa Kız Enstitüsü” olarak adlandırılmıştır.
Ortaokul olarak hizmet veren enstitülere 1963 -1964 yılı başında bazı teorik dersler eklenerek, öğrenim süresi üç yıla çıkarılmıştır. Temel eğitimi tamamlayan bütün öğrencilere ortaöğretim seviyesinde genel kültür vermeyi, yurdun ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunmayı amaçlayan XII. Milli Eğitim şurası, teknik öğretime ağırlık verilmiştir. 1974-1975 öğretim yılına kadar Kız Enstitüsü adı ile anılan bu kurumlar, III. Beş Yıllık Kalkınma Planı hedefleri doğrultusunda Kız Meslek Lisesi olarak adlandırılmıştır. Okul bu amaçla deneme ve uygulama okulu seçilmiştir.
1949 -1950 yılı başında Kız Enstitüleri programlarında değişiklik yapılmış, öğretim iki devreye ayrılmıştır.
2015-2016 Eğitim öğretim yılında okulda, örgün eğitim olarak Bilişim Teknolojileri, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi, Grafik ve Fotoğrafçılık, Giyim Üretim Teknolojisi ile Yiyecek İçecek Hizmetleri, olmak üzere toplam beş alan bulunmakta olup uygulama ana sınıfı 4 ve 5 yaş grupları ile eğitim öğretimi sürdürmektedir. Tarihi mirasıyla iç içe, ulusal ve uluslararası kültürel ve sportif alanlarda aktif ve başarılarla dolu etkinlik performansı, %70’in üzerinde üniversiteye yerleşim oranına sahip ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu ara eleman ihtiyacında önemli paya sahip olup toplamda 1100 öğrenciyle eğitim öğretim hizmetine devam etmektedir.
146 yıllık köklü geçmişi ve binlerce mezunu olan okulun, öğrencileri, büyükanneden toruna kadar uzanan mezun profili ile dikkat çekmektedir.
Dipnot:
[1] Kara, İ. ve Birinci, A. (2005). Bir Eğitim Tasavvuru Olarak Mahalle/Sıbyan Mektepleri: Hatıralar/Yorumlar / Tetkikler. İstanbul: Dergâh Yayınları.
[2] Kurt, S. K. (2011), Osmanlı Devleti’nde Kadın Eğitimi, Harem’den Mektebe. İstanbul: Yitik Hazine Yayınları.
[3] Mahmut Cevat İbnü’ş- Şeyh Nafî, Maarif-i Umumiye Nezareti Tarihçe-i Teşkilat ve İcraatı, Matbaa-i Amire, Dersaadet, H.1338 (1919-1920), s. 114.
[4] Yaşar Arslanyürek, “Osmanlı Devleti’nde Islahhaneler (Sanayi Mektepleri)”, Asia Minor Studies, C. 3, S. 6, Temmuz 2015, s. 8.




