Çamlıca Leylî Numûne-yi İnâs Mektebi

Çamlıca, denilince eskiden beri herkesin aklına: biri küçük diğeri de büyük olmak üzere, Üsküdar’daki iki tepe gelir. Hatta eskiden sadece bu tepeler değil, etekleri ve bu eteklere komşu olan bazı semtler de Çamlıca’nın bir parçası olarak kabul edilmiştir. Çamlıca Kız Lisesi’nin bulunduğu semt olan Acıbadem’in de eski zamanlarda bir kısmı Çamlıca’dan sayıldığından okulun ismi de buradan gelmektedir.

Çamlıca Kız Lisesi’nin eski adıyla “Çamlıca Leylî Numûne-yi İnâs Mektebi” kuruluş yıllarına doğru bir seyahate çıkacak olursak, öncelikle o dönemde şehrin en muhteşem sivil yapılarından biri olan, inşası 1906 yılında tamamlanan Ahmet Ratıp Paşa Köşkü’yle karşılaşırız. Bu köşkü yaptıran Hicaz Valisi Ahmet Ratıp Paşa’nın, II. Abdülhamit devrinin en gözde ve en zengin adamlarından biri olduğunu görürüz.

Çamlıca Kız Lisesi`nin ilk binası Küçük Çamlıca’daki bu dört katlı ahşap köşktür. Bina çok kıymetli ve zengin malzemeler ile yapılmıştır. Merdivenleri kesme ve son derece kıymetli Bakara kristalindendir. Bütün kapıların ve pencerelerin üzeri usta oymacılar tarafından kalem işi olarak oyulmuştur. Dört katlı ahşap beyaz boyalı bu köşk, bir bahçe içinde olup köşkün çok güzel bir manzarası bulunmaktadır. Uzaktan bakıldığında uçmaya hazırlanan bir kartalı andıran bu muazzam yapıdır. İç süslemeleri ile bir sarayı andıran köşkün, merdiven tırabzanları, avizeleri, şömineleri, şamdanları ve ahşap süslemeleri olağanüstü güzelliktedir. Konağın bütün ahşap aksamı Viyana’da hazırlandıktan sonra İstanbul’a getirilerek monte edilmiştir. Mobilyalarının pek çoğu da yine Viyana ve Paris’ten getirtilmiştir. Çok güzel bir çinili hamamı da olan köşkün bütün kapı ve pencereleri, oyma sanatçıları tarafından büyük bir titizlikle işlenmiştir.

Köşkün mimarı, Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında çok önemli işlere imza atan Mimar Kemaleddin’dir.

Köşkü bu kadar özenle yaptıran Ahmet Ratıp Paşa, burada çok az ikamet edebilmiştir. Zira II. Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte gözden düşenlerden olmuş, görevinden azledilmiş, bu muhteşem köşkü de 1908 Meşrutiyet’in ilanından sonra, bahçesiyle ve bütün müştemilatıyla o zamanın maarif nâzırı Şükrü Bey tarafından bakanlık adına satın alınmıştır. Okul olma süreci de bu tarihten sonra başlamıştır. Ancak bu süreç başlamadan önce, köşkün aileye mesken olduğu dönemde de burada çok güzel dersler işlenmiştir. Öğrenci, Ahmet Ratıp Paşa’nın oğlu olan Mehmet Ali’dir. Öğretmen ise kendisine edebiyat dersleri veren Mehmet Akif Ersoy’dur. Mithat Cemal Kuntay, Akif’in buraya gelişinden ve bu sırada yaşananları hatıralarında anlatır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top