Bir Güzel Adam: Nazif Gündoğan

“Ben gelmedim dâviyüçün, benim işim seviyüçün
Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.” | Yûnus Emre

Biz, “Yedi Güzel Adam” biliriz. Dilden dile döner durur hikâyesi. Aslen yedi midir sayıları yoksa yetmiş midir bilmeden söyleriz, yazarız, anlatırız dünden bize miras kalanı, yarınlara… Bazılarını dünya gözü ile göremeyiz ama severiz yine de. Bazıları da öylesine coşkun bir denizdir ki, kapılıp gidiveririz güzelliklerine…

Sözü gereksiz uzatmayı sevmeyen bir insandı Yûnus gönüllü hocamız ve her sözü dolu dolu olur, hep tavsiyede bulunurdu düşünelim, üretelim diye: “Yûnus gibi yaşa, Sinan gibi üret.” derdi. Yine unutmadığım tavsiyelerinden biri de: “Edebiyatsız medeniyet, medeniyetsiz edebiyat olmaz.”dı. “Sen edebiyat hocasısın hem iyi bir hoca olmalısın hem de üretmelisin, öğrencilerini de bu edebiyat toplantılarına -özellikle Mevâ Kafe için söylerdi bunu- getirmelisin, istersen ben de gelirim okuluna.” derdi. İsterdim, istedim, ama artık ötelerde açarız o dost meclisini de…

Her arayışında sağlık sıhhatimi sorduktan sonra, “Tezini ne yaptın?” ilk sorusu olurdu. Ardından, tez dışında neler yapıyorsun bakalım, der. Elimde başkaca bir işim yoksa tavsiyede bulunur. “Haydi bakalım bir kalem kâğıt al eline, yaz; -aslında büyüklerimle konuşurken elimde hazır olurdu kâğıt kalem, zira bu da bana Ümit Meriç Hoca’mdan kalan bir alışkanlıktı- falanca kişi ile görüş, falanca toplantıya katıl, tezinle ilgili de mutlaka şu kitabı oku, şuraya git, yazı da yaz Menekşe, mutlaka yaz.” der, ardından övgü dolu sözlerle, bitmeyen enerjisiyle içimi aydınlatırdı. Gözlerinin içi gülerdi her zaman, umutsuzluğa düştüğüm anda hemen ümide sarılmamı tavsiye eder, tavsiye etmekle kalmaz benim de gözlerimin içini güldürür, umut ışıkları yakardı adeta. O telefonun kablolarından bile geçerdi enerjisi. Yüz yüze iseniz zaten mümkün değil mutsuz olmanız. Mütebessim çehresiyle bulunduğu her meclise pozitif enerji yayardı. Tüm konuşmalarında ve yazılarında karamsarlıktan uzak durur, müjdeleyici bir dil kullanırdı. “Karamsarlık yok, iyimseriz, çalışmaya devam edeceğiz” derdi.
diye niyaz edercesine komşu oldu, Yûnus’a.

Bedenen ayrıldınız belki bu fâni âlemden ama biliyorum ki görüyorsunuz, duyuyorsunuz bizi Hoca’m. Bizler de umarım üzerimize düşeni almışızdır, vesselam…

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top